• 0090 532 2453920
  • yuhayproje@gmail.com

Yazar arşivi

Ortopedik engeliler için Mimari çözümler…

Özellikle ülkemizde bulunan 8 milyona yakın engelli ve aileleri için bazı zorlukları aşmak, diğer insanların düşündüğünden de zor olabilmektedir. Hepimiz için hassas olan bu konuları ‘yanlış anlaşılmalara neden olurum’ diye düşünüp, tartışmaktan ve yapıcı değişimlere önderlik etmekten çekinmemeliyiz. Öyleyse öncelikle özürlü ve engelli kelimelerinin sözlük anlamını kendimize tanımlayalım. Tanımlamaları İyi Yapalım ‘İnsan için normal kabul edilen boyutlar içindeki bir aktivite veya beceriyi yapabilme yeteneğindeki bozukluk sonucu ortaya çıkan eksiklik veya kısıtlılığa özürlülük denir. Engellilik ise yetersizlik veya özürlülük sonucu, kişinin kendisi için normal olan yaşına, cinsiyeti veya sosyo-kültürel durumuna bağlı rollerini yapamayarak dezavantajlı duruma düşmesi olarak tanımlanır. Ortopedik Engellilerin Mimari Engelleri Bu tanımlara göre kısaca engelliliği veya özürlülüğü, toplumun genelinin ihtiyaçlarının giderilmesi için belirlenmiş standartların, toplumun diğer bir kısmı tarafından engeller haline gelip, onların yaşamlarına kısıtlaması olarak açıklayabiliriz. Yani asıl olan ihtiyaç sahiplerine, ihtiyaçları doğrultusunda standartlar oluşturmaktır. Özellikle ortopedik özürlülerin sosyal yaşama katılamamasında en önemli neden mimari engellerdir. Bu mimari engelleri, özelimizi yaşadığımız evimizde ihtiyaçlarımıza göre değiştirebiliriz. Girişi Düzayak Yapalım İlk olarak evimizin girişini düz ayak yapmalıyız. Eğer bu mümkün değilse rampa eğimi en fazla yüzde 6 olan, genişliği en az 120 cm’lik rampalar yapabiliriz. Rampalardaki enlemesine eğimler olabildiğince az olmalı ve en fazla yüzde 2 olmalıdır. Her enlemesine eğim, tekerlekli sandalyeyi yolundan saptırır. Bu nedenle engelli tekerlekli sandalyeyi doğru bir hat izleyerek sürmekte güçlük çeker, daha da kötüsü bunu hiç başaramaz.

Selim Yuhay

Ofisimiz evimiz konforunda olmalı…

Artık iş yerlerimizde de en az evimiz kadar rahat olmak ve kendimizi bulmak istiyoruz. Böylece daha rahat düşünebilmekte ve bazı işleri daha kısa sürede sonuca ulaştırmaktayız. İş yerlerinde de daha rahat bir ortam yaratmanın yolu yine kendi içimizdekini ortama yansıtmaktan geçiyor. Bir şekilde içimizdeki enerjiyi ortamdaki eşyalara ve dekorasyona aktarmanın değişik noktalarını bulabiliriz.

İş yerlerinde dekorasyon deyince bunu çok yönlü ele almak gerekir. İş yerinin faaliyet alanına, ofisin büyüklüğüne göre değişkenleri artırabiliriz. İş yerindeki dekorasyon tabi ki, önceden belirlenecek bir konseptin etrafında yapılacaktır ve her çalışanın arzusuna ve beğenisine göre şekillenmesi mümkün değildir. Ancak bizler de birey olarak kendi çalışma alanlarımıza genel dekorasyonuna aykırı olmayacak bir şekilde katkıda bulunabiliriz. Eğer çalıştığımız ortamda kapalı bir ofis alanına sahipsek kendimizi yansıtmamız daha kolay olacaktır. Masamızın üstündeki bir köşeyi kendi beğenimize göre şekillendirebiliriz. Yine aynı şekilde ofisin içindeki bir dolabı veya sehpayı kendi beğenimize göre seçebiliriz veya üzerindeki aksesuarları kendimiz şekillendirebiliriz. Çalışma alanımızda bir müzik çalar ve benzeri bulunan teknolojik aletleri de kendi zevkimize göre seçme imkanımız olabilmektedir bazen. Yine ofisimize koyacağımız kitap ve dergiler için özel bir dolabı kendi beğenimize uygun bir renkte seçebilir veya o renkte boyatabiliriz. Ofiste yapacağımız bu ufak değişiklikler bile bize kendimizi daha rahat hissettirecektir.

Selim Yuhay

Hangi çocuğunuza yeni oda verilmeli…

İkinci ya da üçüncü çocuklarınız doğduğunda odalarını nasıl konumlandırmak gerekiyor?

Ayrı ayrı olması mı yoksa birlikte kalmaları mı daha iyi?

Siz dostlarımdan  gelen bu soruların yanıtları…

“İlk çocuğunun 18 aylık olduğunu belirten bir anne, ikinci çocuğunun da doğmasına az bir süre kaldığından bahsediyor ve yeni doğacak bebeğine mi oda yapmalı, yoksa 18 aylık çocuğuna mı karar veremediğini söylüyor. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, konunun psikolojik boyutunu da bana danışmış olmasına rağmen, bu konuda yalnızca şahsi fikrimden bahsedebilirim. Çünkü konunun uzmanları çocuk psikologlarıdır. Ben bu konuya hiç girmek istemiyorum. Olayın yalnızca mimari boyutunda sizleri bilgilendireceğim. 18 aylık bir çocuk ilk bebeklik döneminden çıkmış, toddler denilen ikinci döneme girmiş olmaktadır. Dolayısıyla artık ihtiyaçları değişmiş bir çocuk vardır karşımızda.

Selim Yuhay

Çocuğunuzun odasını hangi renge boyamalısınız…

Renklerin çocukların ruhunu ve zihinsel gelişimlerini önemli ölçüde etkilediğini biliyor musunuz?

Kırmızı, turuncu, sarı gibi sıcak renkler uyarıcı etki yaratırken; yeşil ve mavi gibi soğuk renkler ise bireyi sakinleştiriyor.

Peki, çocuğunuzun karakterine göre oda dekorasyonunda hangi rengi kullanmalısınız?

Yeşil: Çocukların birbirleriyle arkadaşça ve yardımsever bir şekilde iletişim kurabilecekleri samimi bir ortam yaratır. Ayrıca, arkadaşlarla yaşanabilecek zor durumlarda kendine güveni vurgular. Özellikle eğiticilik rolü bakımından da hakim bir renktir.

Turuncu: Sessiz ve utangaç bir çocuğun kabuğunu kırması için en uygun renktir. Bu rengin samimiyeti vurgulayan doğası, çocuklar arasındaki etkileşimi artırır ve pasif bir çocuğun daha katılımcı olmasına yardımcı olur.

Selim Yuhay

Kullanışlı bir mutfak için ipuçları…

Mutfak evin en önemli alanlarından biridir, özellikle kadınlar için. Mutfağınızı kullanışlı bir şekilde nasıl dekore edebileceğinizle ilgili önemli ipuçları.

Evimizin imalat merkezi mutfaklarımız 1985’li yıllara kadar duvarları komple seramik kaplanıp sadece yemek hazırlamak için kullanırken, günümüzde salonlarımız ile beraber iç içe kullanılan yaşam alanları haline geldiler. Mutfaklarımızın bu hızlı gelişim sürecinde kullanılan malzemeler de değişim gösterdi. Betondan 10 cm yüksekliğinde imal edilip üzeri seramikle kaplanan tezgahlar yerini mermer tezgahlara, daha sonrasında granit, laminat, plastik döküm ve akrilik tezgahlara bıraktı. Eviyelerde ise hijyen açısından vazgeçilmesi zor olduğundan ağırlıkta halen paslanmaz çelik malzemesi olarak tercih ediliyor. Alternatif olarak tezgahla renk bütünlüğü sağlaması için mermer tozu ve akrilik döküm eviyeler de kullanılabilir.

Selim Yuhay

Kışa girmeden önceki dekorasyon hazırlıkları…

Kış aylarında eğlenceli, sosyal, oksijeni bol dış mekanlardan iç mekanlara kendimizi adapte etmek zorlanıyoruz değil mi?

İşte size mekan ve ortam değişimlerinin üzerinizdeki kötü psikolojik etkilerini yok edecek ve iç mekanları çekici hale getirecek küçük detaylar…

Öncelikle her zaman naturel bir yaşam tarzının insanın doğasıyla bütünleştiğini, bu bütünleşmenin sonucunda farkında olmadan psikolojik anlamda bir rahatlama ve öz benliğimizi kazandığımızı söyleyebilirim. Bu doğallığı yaşadığımız evlerimize taşımamızın zor olmadığını söyleyebilirim. Her şeyden önce pencerelerimizden gelen gün ışığını evin her yerine yansıtacak malzemeleri kullanmanızı veya mümkün olduğu kadar evin ara duvarlarını yok var sayacak şekilde dolu ve boş malzemelerle donatmanızı tavsiye ederim. Örneğin mutfağınızın salonla kesişen duvarını kırın ve bu duvarın yerine kalın, temperli camdan bir duvar yapın. Böylece yaşama mekanı ve mutfak bütünleşip hem hacimsel olarak hem de mekan aydınlığı açısından farkındalık yaratacaktır. Camdan mutfak görünür, çocuğum çarpar diye düşünmeyin. Çünkü camın üzerini isterseniz desenli bir folyoyla hem dekoratif hemde görünür bir hale dönüştürebilirsiniz.

Selim Yuhay

Korsan temalı çocuk odası nasıl yapılır…

Çocuğunuzun fantastik düşüncelerini gerçeğe dönüştürerek onu mutlu etmeye ne dersiniz?

Cevabınız ‘evet’ ise kolları sıvayın! Çocuğunuzun kendini adeta bir masal kahramanı gibi hissetmesini sağlayacak “korsan temalı oda” için yapabilecekleriniz. İşte detaylar…

Odanın duvarlarını açık sarı veya mavinin tonlarında bir renge boyayıp özel bir köşeye dalga efekti verdirebilirsiniz. Odaya uygun renkte bir duvar kağıdı kaplatarak, bordürüyle aynı efekti yakalayabilirsiniz ya da strafordan keseceğiniz dalga şekillerini istediğiniz gibi boyayarak duvara yapıştırabilirsiniz. Böylece üç boyutlu bir dalganız olur. Yatak arkasına yerleştireceğiniz bir dümen, çocuğunuzun isminin yazılı olduğu bir bayrak veya gözetleme kulesi şeklinde uzun bir kule çok eğlenceli olabilir.

Selim Yuhay

Çocuk ve duvar kağıdı…

Temizlik kolaylığı sağlar: Duvar kağıdının uygulaması kolay olduğu kadar uygulama sırasında ve sonrasında da temizlik kolaylığı sağlar. Çocuğunuz odasında arkadaşlarıyla oyun oynarken, duvarları kirletirler mi diye korkmanıza gerek yok. Duvar kağıtlarını nemli sünger veya sabunlu su ile rahatlıkla temizleyebilirsiniz ancak yukarıdan aşağıya silmeye dikkat etmelisiniz, yoksa duvar kağıdının ek yerlerine zarar verebilirsiniz. Özellikle vinyl duvar kağıtları, su geçirmez ve nemden etkilenmez, çocuk odalarında bunları tercih edebilirsiniz. Uygulanması kolaydır: Duvar kağıdını uygulamadan önce zemini alçı ile düzleyip üzerine astar sürmelisiniz.

Selim Yuhay

Bebek odalarındaki bazı püf noktalar…

Bebeğiniz büyüdükçe yatağı küçük gelmeye başlar. Şimdilerde satılan hemen hemen tüm yataklar büyüyen bebeklere göre büyüme özelliğine sahip, bu tür yataklar tercih edin. Başta sayılı oyuncakları olan bebeğinize herkes birer, ikişer oyuncak getirdiği için oyuncaklar hiçbir yere sığmaz. Oyuncakları saklamak için eskiden bebek bezlerini koyduğunuz çekmece, sepet veya kutulardan yararlanabilirsiniz. Bebeklik yıllarında kesinlikle aklınıza gelemeyecek bir mobilya: Çalışma masası. Bebeğiniz çabucak büyüyecek ve ilk parmak baskılarını yapmak için bir masaya ihtiyaç duyacak. Büyüyen bebeğiniz için mutlaka bir kitaplığa ihtiyacınız olacaktır.

Selim Yuhay

Bebeğinizin odası hem şık, hem konforlu olmalı…

Bir bebek odası, yalnız bebeğin en küçük döneminde kullanılabilecek şekilde tasarlanmamalı, eşyalar ileride de kullanılabilmeli ve anne babanın konforuna uyum sağlamalıdır. Örneğin; bebek dolabı, bebek çok küçükken kıyafetlerinin katlanarak konulduğu çekmeceli bölümlerden oluşurken, büyüdüğü zaman askılı kıyafetlerin de konulacağı alanlardan oluşmalıdır. Gerektiği taktirde, çekmeceler azalarak raflar artırılmalı ya da çekmeceler çıkartıldığı zaman dolap başka ayraçlar eklenerek içinde oyuncakların da bulunabileceği bir dolaba dönüşmelidir. Bebek odalarında bebek bezlerinin konulduğu özel dolap ileride değiştirilerek, ayakkabı veya kitap dolabına dönüştürülebilir olmalıdır. BEBEĞİNİZ ODANIZA TAŞINIRSA… Bebekler yeni doğdukları günlerde, gerek ihtiyaçlarından, gerekse anne babanın tatlı heyecanından dolayı kendi odalarına taşımaları gerekebilir.

Selim Yuhay