İkinci ya da üçüncü çocuklarınız doğduğunda odalarını nasıl konumlandırmak gerekiyor?
Ayrı ayrı olması mı yoksa birlikte kalmaları mı daha iyi?
Siz dostlarımdan gelen bu soruların yanıtları…
“İlk çocuğunun 18 aylık olduğunu belirten bir anne, ikinci çocuğunun da doğmasına az bir süre kaldığından bahsediyor ve yeni doğacak bebeğine mi oda yapmalı, yoksa 18 aylık çocuğuna mı karar veremediğini söylüyor. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, konunun psikolojik boyutunu da bana danışmış olmasına rağmen, bu konuda yalnızca şahsi fikrimden bahsedebilirim. Çünkü konunun uzmanları çocuk psikologlarıdır. Ben bu konuya hiç girmek istemiyorum. Olayın yalnızca mimari boyutunda sizleri bilgilendireceğim. 18 aylık bir çocuk ilk bebeklik döneminden çıkmış, toddler denilen ikinci döneme girmiş olmaktadır. Dolayısıyla artık ihtiyaçları değişmiş bir çocuk vardır karşımızda.
Renklerin çocukların ruhunu ve zihinsel gelişimlerini önemli ölçüde etkilediğini biliyor musunuz?
Kırmızı, turuncu, sarı gibi sıcak renkler uyarıcı etki yaratırken; yeşil ve mavi gibi soğuk renkler ise bireyi sakinleştiriyor.
Peki, çocuğunuzun karakterine göre oda dekorasyonunda hangi rengi kullanmalısınız?
Yeşil: Çocukların birbirleriyle arkadaşça ve yardımsever bir şekilde iletişim kurabilecekleri samimi bir ortam yaratır. Ayrıca, arkadaşlarla yaşanabilecek zor durumlarda kendine güveni vurgular. Özellikle eğiticilik rolü bakımından da hakim bir renktir.
Turuncu: Sessiz ve utangaç bir çocuğun kabuğunu kırması için en uygun renktir. Bu rengin samimiyeti vurgulayan doğası, çocuklar arasındaki etkileşimi artırır ve pasif bir çocuğun daha katılımcı olmasına yardımcı olur.
Mutfak evin en önemli alanlarından biridir, özellikle kadınlar için. Mutfağınızı kullanışlı bir şekilde nasıl dekore edebileceğinizle ilgili önemli ipuçları.
Evimizin imalat merkezi mutfaklarımız 1985’li yıllara kadar duvarları komple seramik kaplanıp sadece yemek hazırlamak için kullanırken, günümüzde salonlarımız ile beraber iç içe kullanılan yaşam alanları haline geldiler. Mutfaklarımızın bu hızlı gelişim sürecinde kullanılan malzemeler de değişim gösterdi. Betondan 10 cm yüksekliğinde imal edilip üzeri seramikle kaplanan tezgahlar yerini mermer tezgahlara, daha sonrasında granit, laminat, plastik döküm ve akrilik tezgahlara bıraktı. Eviyelerde ise hijyen açısından vazgeçilmesi zor olduğundan ağırlıkta halen paslanmaz çelik malzemesi olarak tercih ediliyor. Alternatif olarak tezgahla renk bütünlüğü sağlaması için mermer tozu ve akrilik döküm eviyeler de kullanılabilir.
Kış aylarında eğlenceli, sosyal, oksijeni bol dış mekanlardan iç mekanlara kendimizi adapte etmek zorlanıyoruz değil mi?
İşte size mekan ve ortam değişimlerinin üzerinizdeki kötü psikolojik etkilerini yok edecek ve iç mekanları çekici hale getirecek küçük detaylar…
Öncelikle her zaman naturel bir yaşam tarzının insanın doğasıyla bütünleştiğini, bu bütünleşmenin sonucunda farkında olmadan psikolojik anlamda bir rahatlama ve öz benliğimizi kazandığımızı söyleyebilirim. Bu doğallığı yaşadığımız evlerimize taşımamızın zor olmadığını söyleyebilirim. Her şeyden önce pencerelerimizden gelen gün ışığını evin her yerine yansıtacak malzemeleri kullanmanızı veya mümkün olduğu kadar evin ara duvarlarını yok var sayacak şekilde dolu ve boş malzemelerle donatmanızı tavsiye ederim. Örneğin mutfağınızın salonla kesişen duvarını kırın ve bu duvarın yerine kalın, temperli camdan bir duvar yapın. Böylece yaşama mekanı ve mutfak bütünleşip hem hacimsel olarak hem de mekan aydınlığı açısından farkındalık yaratacaktır. Camdan mutfak görünür, çocuğum çarpar diye düşünmeyin. Çünkü camın üzerini isterseniz desenli bir folyoyla hem dekoratif hemde görünür bir hale dönüştürebilirsiniz.
Çocuğunuzun fantastik düşüncelerini gerçeğe dönüştürerek onu mutlu etmeye ne dersiniz?
Cevabınız ‘evet’ ise kolları sıvayın! Çocuğunuzun kendini adeta bir masal kahramanı gibi hissetmesini sağlayacak “korsan temalı oda” için yapabilecekleriniz. İşte detaylar…
Odanın duvarlarını açık sarı veya mavinin tonlarında bir renge boyayıp özel bir köşeye dalga efekti verdirebilirsiniz. Odaya uygun renkte bir duvar kağıdı kaplatarak, bordürüyle aynı efekti yakalayabilirsiniz ya da strafordan keseceğiniz dalga şekillerini istediğiniz gibi boyayarak duvara yapıştırabilirsiniz. Böylece üç boyutlu bir dalganız olur. Yatak arkasına yerleştireceğiniz bir dümen, çocuğunuzun isminin yazılı olduğu bir bayrak veya gözetleme kulesi şeklinde uzun bir kule çok eğlenceli olabilir.
Temizlik kolaylığı sağlar: Duvar kağıdının uygulaması kolay olduğu kadar uygulama sırasında ve sonrasında da temizlik kolaylığı sağlar. Çocuğunuz odasında arkadaşlarıyla oyun oynarken, duvarları kirletirler mi diye korkmanıza gerek yok. Duvar kağıtlarını nemli sünger veya sabunlu su ile rahatlıkla temizleyebilirsiniz ancak yukarıdan aşağıya silmeye dikkat etmelisiniz, yoksa duvar kağıdının ek yerlerine zarar verebilirsiniz. Özellikle vinyl duvar kağıtları, su geçirmez ve nemden etkilenmez, çocuk odalarında bunları tercih edebilirsiniz. Uygulanması kolaydır: Duvar kağıdını uygulamadan önce zemini alçı ile düzleyip üzerine astar sürmelisiniz.
Bebeğiniz büyüdükçe yatağı küçük gelmeye başlar. Şimdilerde satılan hemen hemen tüm yataklar büyüyen bebeklere göre büyüme özelliğine sahip, bu tür yataklar tercih edin. Başta sayılı oyuncakları olan bebeğinize herkes birer, ikişer oyuncak getirdiği için oyuncaklar hiçbir yere sığmaz. Oyuncakları saklamak için eskiden bebek bezlerini koyduğunuz çekmece, sepet veya kutulardan yararlanabilirsiniz. Bebeklik yıllarında kesinlikle aklınıza gelemeyecek bir mobilya: Çalışma masası. Bebeğiniz çabucak büyüyecek ve ilk parmak baskılarını yapmak için bir masaya ihtiyaç duyacak. Büyüyen bebeğiniz için mutlaka bir kitaplığa ihtiyacınız olacaktır.
Bir bebek odası, yalnız bebeğin en küçük döneminde kullanılabilecek şekilde tasarlanmamalı, eşyalar ileride de kullanılabilmeli ve anne babanın konforuna uyum sağlamalıdır. Örneğin; bebek dolabı, bebek çok küçükken kıyafetlerinin katlanarak konulduğu çekmeceli bölümlerden oluşurken, büyüdüğü zaman askılı kıyafetlerin de konulacağı alanlardan oluşmalıdır. Gerektiği taktirde, çekmeceler azalarak raflar artırılmalı ya da çekmeceler çıkartıldığı zaman dolap başka ayraçlar eklenerek içinde oyuncakların da bulunabileceği bir dolaba dönüşmelidir. Bebek odalarında bebek bezlerinin konulduğu özel dolap ileride değiştirilerek, ayakkabı veya kitap dolabına dönüştürülebilir olmalıdır. BEBEĞİNİZ ODANIZA TAŞINIRSA… Bebekler yeni doğdukları günlerde, gerek ihtiyaçlarından, gerekse anne babanın tatlı heyecanından dolayı kendi odalarına taşımaları gerekebilir.
Ev dekorasyonunda kullandığımız renkler ve objeler de bizlerin ve çocuklarımızın ruhsal iklimini çeşitlendirmekte bize yardımcı olur. Kullandığımız renklerin her biri ruhumuzda ayrı bir pencereden bakmamıza yardımcı olur. Aslında çocuklarımızın karakterleri ilk bebekliklerinden itibaren belirlenmiştir. Bizler yalnızca ufak tefek dönemeçleri yuvarlak kavşaklar haline getiririz. Böylece de çocuklarımızın hayattaki dönemeçleri kolayca geçmelerine yardımcı oluruz. Bu düşünceden yola çıkarak hareketli çocukları sakinleştiren, agresif çocukları yumuşatan, karamsar çocukları gülümseten ve mutsuz çocukları mutlu yapan renkleri de çekinmeden odamızda ve evimizde kullanabiliriz. Kırmızıya dikkat! Renklerin anlamlarını daha önceki yazılarımda da anlatmıştım. Yine sizlerden bu konuda çok sayıda soru aldığımı söylemeden geçmek istemiyorum. Bu konuda en büyük çelişkiyi sanırım kırmızı konusunda yaşıyorsunuz. Aslında kırmızı kullanılması en kolay ve zevkli renklerden biri ancak yine de “dikkat” diyorum. Size kırmızıyla ilgili birkaç küçük öneri vermek istiyorum. Çocuğunuz çok hareketliyse bile odasında birkaç küçük objeyle bir kırmızı köşesi yaratabilirsiniz. Bu kırmızı köşesinde çocuğunuzun fazla enerjisini boşaltabileceği objeler olabilir. Sakin ve içe kapanıksa Eğer çocuğunuz daha sakin ve içekapanıksa odasında daha büyük bir bölümü kırmızı ile kaplayarak onu daha aktif yapabilirsiniz. Sizlerden gelen ve bu yazımda cevaplamak istediğim önemli bir soru daha var. Özellikle çocuk odalarındaki yer döşemeleriyle ilgili sorular… Benim açımdan da cevaplanması önemli konulardan bir tanesidir. Yer döşemelerinin çeşitleri hem ısıtma hem de hijyeni sağlama açısından bizler ve çocuklarımız için çok önemlidir. Yer döşemelerinde bebekli annelerimizin tercihleri genelde halı döşemeden yana olmaktadır. Ancak vurma ve çarpma gibi bazı darbeleri hafifleten bu halı döşemelerin sağlıklı olabilmesi için düzenli temizlenmeleri yeterli olmamaktadır. Bu halıların özel dokunmuş iplikten yapılmış olması, ipliklerin kısa olması ve özel makinelerle temizlenmesi gerekmektedir. Halı döşemelerin görüntüleri çok güzel ve dekoratif olmaktadır. Özellikle halı mağazaları en son kataloglarında tablo gibi görünen halıları bize sunmaktadır. Mermer dekoratif ve temizdir Yine evin bazı bölümlerinde kullanılan ve hijyen olup olmadığı sorgulanmayan bir diğer ürün de mermer. Çoğumuz evimizde mermer kullanmaktan çekiniyoruz. Ancak mermer hem dekoratif, hem de temizliği en kolay ürünlerden biridir. Mermer kullanırken en büyük problem kayması olabilir. Çocuklara daha fazla özgürlük Yine evimizde kullandığımız önemli bir yer kaplama malzemesi de parke olmaktadır. Parkeler günümüzde çeşit çeşit. Parkelerle ilgili de sizlere ayrıntılı bilgi vermek istiyorum. Eski bildiğimiz masif parkelerin yanı sıra lamine ve laminat malzemeden imal edilmiş parkeler de evlerde sıklıkla kullanılmaya başlandı. Bu parkelerle ilgili sağlığımız açısından dikkat etmemiz gereken birkaç önemli noktayı sizlere aktarmak isterim. Parkelerde eskisi gibi cila kullanmak yerine yağ veya parafin uygulanabiliyor. Parafin uygulanmış yani waxlı parkeler çizilme durumuna daha az maruz kalıyor, daha dayanıklı oluyor. Üstelik, periyodik bakım yapıldığı taktirde ilk günkü yeniliğini uzun süre muhafaza edebiliyor. Böylece özellikle çocuk odalarındaki çizilme şikayetlerine bir son vermiş oluyoruz ki bu da çocuklarımız için daha fazla özgürlük anlamına geliyor. Deri parkeler de moda Alışılagelmiş parke çeşitlerinin yanı sıra kendine özgü tasarımlar yaratmak isteyenler için konforlu ve fonksiyonel bir ürün olan deri parkeler de şimdilerde oldukça moda. Ceket, ayakkabı, kemer olarak kullandığımız ve tarihi insanlık tarihiyle eşdeğer olan doğal deriyi evlerde de artık kolayca uygulayabiliyoruz. Kolayca döşenen, uzun süre kullanılan, ses emici, ısıyı koruyan, kolay temizlenen, kaymayan, renk değiştirmeyen, anti alerjik, nefes alma özelliklerine sahip bu ürün isterseniz kışkırtıcı kırmızı, isterseniz okyanus mavisi ya da doğanın derinliklerinden gelen renklerle uygulanabilen bir ürün.
Bebekler sandığınızdan çabuk büyüyorlar. Bu yüzden çocuk odalarında sürekli yeni düzenleme yapmanız gerekiyor.
Bebeğiniz büyüdükçe yatağı küçük gelmeye başlar. Şimdilerde satılan hemen hemen tüm yataklar büyüyen bebeklere göre büyüme özelliğine sahip, bu tür yataklar tercih edin. Başta sayılı oyuncakları olan bebeğinize herkes birer, ikişer oyuncak getirdiği için oyuncaklar hiçbir yere sığmaz. Oyuncakları saklamak için eskiden bebek bezlerini koyduğunuz çekmece, sepet veya kutulardan yararlanabilirsiniz. Bebeklik yıllarında kesinlikle aklınıza gelemeyecek bir mobilya: Çalışma masası. Bebeğiniz çabucak büyüyecek ve ilk parmak baskılarını yapmak için bir masaya ihtiyaç duyacak. Büyüyen bebeğiniz için mutlaka bir kitaplığa ihtiyacınız olacaktır. Onun için de odada yeni bir kitaplığı duvara monte veya ankastre şeklinde yaptırtmanız gerekir. Bebek odalarında önemli bir diğer konu da aydınlatmadır. Aydınlatma armatürleri, dikkat çekici olmalı, aynı zamanda da göz sağlığına uygun seçilmelidir. Mutlaka sarı ışık seçilmelidir. Bebeğinizin uykularının düzene girmesini, gündüz-gecenin ayırımına varmasını ve odanın yeterince gün ışığından yararlanması için perdeler çok önemli. Perde seçiminde zevkinizin yanı sıra fonksiyonellik de büyük önem taşımaktadır. Bu önemi doğru kullanmak için stor perde kullanmak isterseniz koyu renk olanlarından seçebilirsiniz. Böylece güneş ışığının odaya girmesini kesin ve net olarak kesebilirsiniz. Pencerenizin yanlarını ve üstünü rengarenk kumaşlarla süsleyebilirsiniz.